Liderlik ve Kültürel Farklılıklar

Geleceğin liderleri, çok kültürlü organizasyonlarda çalışmak ve çok farklı kültürlere sahip insanları yönetmek zorunda kalacaklarından kültürel farklılıkları anlamak, onlara değer vermek ve etkili bir biçimde yönetmek durumundadırlar. Liderlik tarzlarını ve davranışlarını, kültürlere, inanç ve değerlere, ırklara ve cinsiyetlere göre uyarlamaları gerekecektir. Onlar, yalnızca yasal ve ekonomik farklılıkları Okumaya devam et

Farklılıkların Yönetimi içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Önyargılar ve Ayırımcılık

Önyargı, bir şey ya da bir kişi hakkında belirli bazı özellikleri nedeniyle önceden karar vermek, ona karşı tutum belirlemek, tavır almaktır. Bu, olumlu ya da olumsuz bir tavır olabilir. Ancak, toplumlarda ve organizasyonlarda sorun yaratan ve bu nedenle özellikle ele alınması gerekenler kişiler ya da gruplar hakkındaki olumsuz önyargılardır.

Önyargı, kişiye ya da gruba yönelik olarak; cinsiyet, din, fiziksel yetenek, etnik köken, milliyet veya iş statüsü gibi temellere dayanan Okumaya devam et

Farklılıkların Yönetimi içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Farklılık Yönetiminde Seçenekler

Farklılıkların yönetimine ilişkin bir girişime karar verildiğinde en kritik aşama uygun eylem seçeneğine karar vermek ve uygulama aşamasında yaşanan durumlara bağlı olarak da hangi tepkilerin ya da eylemlerin ortaya konulacağını önceden belirlemektir. Aralarından tercih yapılabilecek on eylem seçeneği bulunmaktadır: Okumaya devam et

Farklılıkların Yönetimi içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Farklılık Yönetimi Olgunluğu

Farklılık yönetimi becerileri önemlidir, fakat kendi başlarına yeterli değildir. Bu beceriler, deneyim, akıl ve yargılama yetisi anlamına gelen farklılık olgunluğuyla bütünleştiğinde anlamlı ve etkili olacaktır. Farklılık olgunluğuna sahip insanları tanımak kolaydır. Onların belirli ortak özellikleri vardır. Okumaya devam et

Farklılıkların Yönetimi içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Farklılık gerilimi, farklılıklara sahip bireylerin, ekiplerin ya da toplumların etkileşiminden doğan stres, endişe, rahatsızlık veya acıdır. Açık bir çatışma veya şiddet değildir. Gerçekte farklılığın doğal bir yan unsurudur. Gerilim, farklılıkların yönetilmesine ilişkin çabaların değerlendirilmesinde sıklıkla başarısızlığın, yetersizliğinin bir işareti olarak görülür. Bu her zaman böyle olmak zorunda değildir. Farklılık olan yerde Okumaya devam et

Posted on by ibarutcugil | Yorum bırakın

Rekabet

STRATEJİK YÖNETİM 101

Rekabet, stratejik yönetim alanında kesinlikle üzerinde en çok durulan ve tartışılan konudur. Stratejik yönetim, temelde günümüzün rekabetçi iş dünyasında birbirleriyle rekabet eden firmaların başarılarını ve başarısızlıklarını, nedenleriyle ve sonuçlarıyla inceleyen bir ilgi alanıdır. Rekabet eden ve rakiplerinden Okumaya devam et

Stratejik Yönetim içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Satış Yöneticisi Olmak

Satış Yönetimi

İyi bir satış yöneticisi, satış kadroları içinde deneyim kazanarak yetişir. Satışın bütün başarılı tekniklerini uygulayarak öğrenirken; müşteriyi, ürünleri, pazar koşullarını ve rakipleri tüm özellikleriyle yakından tanır. Bu nedenle, satış yöneticisini; bilgi ve becerisini kanıtlayan, işini, şirketini ve ürünlerini seven, gelişmeye Okumaya devam et

Satış-Pazarlama içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Müşteriye Odaklanmak

Satış Yönetimi

2000’li yıllara kadar, büyümek isteyen işletmelere kârlı gördükleri hemen tüm alanlara girmeleri ve faaliyetlerini çeşitlendirmeleri öneriliyordu. Ayrıca, ihtiyaç duydukları tüm hizmetleri de kârlılık ve güvenlik amacıyla kendi bünyelerinde üretmeleri önerisinde bulunuluyordu. Otomobil, metal, ilaç ya da tekstil ürünleri üreten fabrikalar aynı zamanda yemek üretiyor, servis işletmeciliği yapıyor ve çalışanlarına donanımlı revirlerde sağlık hizmetleri veriyorlardı. Bankalar ve sigorta şirketleri İK bölümlerinde çok sayıda eğitimci Okumaya devam et

Satış-Pazarlama içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Duygusal Tepkiler

Duyguların Yönetimi

İnsanlar, duygularını harekete geçiren olaylar ve durumlar karşısında farklı tepkiler verirler. Bu tepkiler o insanların kararlarını ve davranışlarını belirler. Şüphesiz kararlar ve eylemler de belirli sonuçlara yol açar. Kısaca, yaşamda elde ettiğimiz sonuçlar gösterdiğimiz tepkilerin ürünüdür.

İş yaşamında liderler, verdikleri tepkilere çok dikkat etmelidirler. Çünkü tüm çalışanlar nasıl hareket edeceklerine karar vermek için Okumaya devam et

Kişisel Gelişim içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | 1 Yorum

İK Yöneticisinin Görevleri

DSC00187

1990’larda başlayan ve son yıllarda giderek artan bir eğilim, İK yönetiminin şirketin tüm fonksiyonlarını destekleyen, geliştiren ve kurumsal performansa doğrudan etkisi olan bir birim olarak görülmesidir. Artık, bütün yöneticiler, İK yönetimi kararlarının ve uygulamalarının şirketin rekabetçi üstünlüğü üzerindeki belirleyici rolünü açıkça görmektedirler. Günümüzde İK yönetimi, şirketlerin üst yönetimi açısından önemli bir stratejik ortak olarak kabul edilmelidir.

Küreselleşmenin artması, çalışanların niteliklerinin ve beklentilerinin değişmesi, müşteri memnuniyetinin ve inovasyonun rekabetçi üstünlük için kritik önem kazanması, yönetimin güncel olaylardan çok geleceğe odaklanmasını gerektirmektedir. Bu da İK yönetiminin şirketlerde proaktif ve stratejik bir rol üstlenmesini kaçınılmaz kılmaktadır. Şirketler kâr etmek, yaşamak ve büyümek gibi amaçlara sahiptir. Diğer taraftan, çalışanların da kazanma arzuları, tatmin edilmemiş ihtiyaçları ve şirkette çalışarak elde edecekleri kariyer hedefleri vardır. Bu nedenle İK yönetimi, hem şirketin hem çalışanların birlikte kazanacağı bir bütünleşme sürecini yönetmek durumundadır. Bugünün iş ortamında yöneticiler, stratejik iş amaçlarını gerçekleştirmek için insan kaynakları ihtiyaçlarını izlemek ve şirketin amaçlarıyla insan kaynaklarının beklentilerini uyumlaştırmak zorundadır.

İK yönetimi, zaman ve emeğinin çoğunu en önemli etkiyi gösteren programlara ayırmalı ve bir performans kültürü oluşturmak için çalışmalıdır. Eğer şirket, sektöründe en iyi olmayı hedefliyorsa, İK programlarının da performans gelişimine odaklanması; çaba, bağlılık ve kıdemi ödüllendirmek yerine iş sonuçlarını ve gelişimi ölçmesi ve ödüllendirmesi gerekir.

İK profesyonelleri, üst yönetime performans danışmanı olarak hizmet sunmalıdır.  Bu, İK yöneticisinin salt insan kaynaklarının kullanımı konusunda politika ve süreçler geliştirmek yerine yöneticilere riskler, olasılıklar ve kritik başarı faktörleri ve performans göstergeleri konusunda veri ve öneri sağlaması anlamına gelmektedir. Kısaca, İK, şirketin stratejileri konusunda da danışman ya da uzman gibi davranmalıdır. Bunun için İK yöneticilerinin yalnızca iletişim ve ilişki becerileri değil, aynı zamanda finans, pazarlama, teknoloji gibi konularda da kendilerini geliştirerek şirket yönetimi yetkinlikleri kazanmaları gerekir.

İnsan Kaynakları içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın