Geleceğin Liderlik Becerileri

Küreselleşme ile birlikte ekonomik, sosyal, teknolojik değişim hızı arttıkça geleneksel iş yapma biçimleri değişmekte ve ardı ardına gelen birleşmeler, ortaklıklar, iş anlaşmaları, yeniden yapılanmalar ve benzerleri daha önce hiç denenmemiş yeni iş modelleri yaratmaktadır. Küresel anlamda başarı yeni kaynaklara, becerilere ve pazarlara ulaşmayı gerektirmektedir. Ekonomik ve siyasal sınırlar kaybolmakta, çok kültürlü bir dünyada yeni bakış açılarına, yeni yaklaşımlara ve çözümlere ihtiyaç doğmaktadır.

Liderlerden planlanamayan ve öngörülemeyen küresel değişimlere ve bunların yarattığı fırsatlara ve tehditlere uygun tepkiler vermeleri beklenmektedir. Etkili liderliğin belirleyici özelliklerinin ve temel becerilerinin değişmeyeceği kesindir. Ancak, özellikle beş ana konuda yeni liderlik yetkinliklerinin gelecekte çok daha önem kazanacağı da açıkça görülmektedir.

Okumaya devam et
liderlik içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Eskimeyen Yöneticiler

Bir yöneticinin eskimesi, sahip olduğu yönetsel bilgi ve becerilerinin geçerliliğini ve güncelliğini yitirmesi ve kendisinden beklenen sonuçları elde etmede yetersiz kalmasıdır. Ancak bu durumun yaşanması kaçınılmaz değildir.

Yönetici, eğer isterse ve gerekli çabayı gösterirse yetkinliklerinin erozyonunu önleyebilir ve kendisini paslanmaktan koruyabilir. Bunun için, yöneticinin her şeyden önce büyüme ve yenilenmeyi uyaracak sürekli bir çaba göstermediğinde bilgi ve becerilerinin erozyona uğraması nedeniyle giderek işlevsiz kalacağının farkında olması gerekir.

Bu farkındalığa sahip bir yöneticinin eskime/paslanma riskini ortadan kaldırması gerçekte çok da zor değildir. Yalnızca, bunu içtenlikle istemesi, ne yapması gerektiğini bilmesi ve yapması gerekenleri disiplinli bir şekilde uygulaması gerekir.

Okumaya devam et
Kişisel Gelişim, Yönetim, İnsan Kaynakları içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Eskiyen Yönetici

Günümüzde, ekonomik, sosyal, siyasal ve teknolojik değişimin artan hızı, şirketlerde yöneticilerin çevresinde öngörülemeyen durumların sıklıkla yaşanmasına neden olmaktadır. Giderek daha karmaşık hale gelen iş dünyasında yöneticiler değişimin hızına yetişmekte zorlanmaktadır. Değişimlerin hızlı ve köklü olması, bilgi, beceri ve deneyim sahibi yöneticileri bile çoğu kez zor durumlarda bırakmaktadır. Yeni durumlara uyum sağlamak, değişimin hızına ayak uydurmak ciddi bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Çoğu yönetici, kendisi fark etse de etmese de hızla eskimekte; sahip olduğu bilgi ve becerilerin son kullanım tarihi geçtiğinden güncelliğini ve geçerliliğini yitirmektedir.

Eskime, iyi eğitim almış bir yeni mezunun sahip olduğu modern yönetim bilgi ve becerileri ile biçimsel eğitimini yıllar önce tamamlamış ve şu anda üst düzey konumlarda görev yapan kıdemli bir yöneticinin sahip olduğu bilgi ve beceriler arasındaki farktan kaynaklanan yönetsel etkinlik farkıdır. Daha yalın bir ifadeyle, eskime, bir yöneticinin biçimsel eğitimini aldıktan sonraki yıllar içinde ortaya çıkan yeni bilgi ve becerilerden yoksun olması nedeniyle yaşadığı zayıflıktır.

Okumaya devam et
Yönetim içinde yayınlandı | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Değişim Lideri Olmak


Etkili liderler, sorunları aşmak, büyümek ve gelişmek için değişimi bir fırsat olarak görür, değişimi arar, doğru değişimleri bulur ve bunların şirkette etkili bir biçimde nasıl gerçekleştirileceğini bilirler.

P. Drucker’a göre, değişim liderinin başarısı; gelecek için politikalarının olmasına, değişimi doğru tanıtmasına, değişimi gerçekleştirecek sistematik yöntemlerinin bulunmasına ve değişim ile sürekliliği dengeleyen doğru politikalar izlemesine bağlıdır.

Değişim lideri olmak, hem halen yapılmakta olanların bazılarını değiştirme hem de tümüyle yeni ve farklı işler yapma istek ve becerisini gerektirir. Bu istek ve beceriye sahip liderler değişim sürecinde izlediği belirli bazı politikaları vardır.

Okumaya devam et
liderlik içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Yöneticinin Saygınlık ve Güvenilirliği

Etkili yöneticiler, değişimi etkileme yeteneklerinin neredeyse tümüyle başkaları üzerinde sahip oldukları saygınlık ve güvenilirliğe bağlı olduğunu bilirler. Bu temel felsefeyle çalışırlar ve kendi konumlarına bu gözle bakarlar. Onlar, insanların doğası gereği alışkanlıkların, tutumların ve becerilerin değiştirilmesinin yalnızca biçimsel yetki kullanılarak ya da güç uygulayarak sağlanamayacağının farkındadırlar. Hiyerarşik yapı içindeki yetkilerine dayanarak insanların kendilerini dinlemesini ve talimatlarını yerine getirmesini sağlayabileceklerini, ancak biçimsel yetkilerin bağlılık, saygı ve güven duygularını yaratmak için yeterli olmayacağını bilirler.

Etkili yöneticiler, kişisel saygınlıklarının sahip oldukları konumlardan ve biçimsel güçten daha önemli olduğuna inanırlar. Saygınlık, onlara göre, kişisel risk ve inisiyatif almalarını istedikleri insanları etkileyebilmek için gerekli olan ilhamı ve güveni vermelerine olanak sağlamaktadır. İnsanlar, yöneticilerinin ne hakkında konuştuğunu bildiğine inanırlarsa daha hızlı harekete geçerler. Bu durumda, yöneticiler, insanların bağlılığını ve adanmışlığını sağlamak için çok fazla açıklamalara ve etkileşimlere ihtiyaç duymazlar.

Okumaya devam et
Yönetim içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Baskı ile Yönetim

Baskı ile yönetim (Management by Pressure), yöneticinin çalışan üzerinde, kişiye ve duruma bağlı olarak, farklı derecelerde belirli bir baskı uygulaması gerektiğini vurgulayan bir yönetim anlayışıdır. Bilimsel yönetim anlayışı ile insan ilişkileri yaklaşımının bazı yönlerini bir araya getiren bir tarzı ifade eder. Daha farklı ve daha fazla yöneticilik becerisi gerektirir.

Bu yönetim tarzı, bazen şirketi etkileyen iç ve dış olumsuz faktörlerin bir sonucu olarak ortaya çıkar. Kriz dönemlerinde, risklerin ve belirsizliğin yüksek olduğu geçiş/dönüşüm süreçlerinde yöneticiler, daha hızlı karar almak, eyleme geçmek ve sonuçlara ulaşmak için baskı altında yönetim tarzını bilerek ve isteyerek seçerler. Diğer taraftan, bazı yöneticiler de stres ile performans düzeyi arasında bir ilişki olduğuna ve yüksek performans elde etmek için belirli bir düzeyde stres yaratmak gerektiğine inandıkları için bu tarzı benimserler.

Okumaya devam et
Yönetim içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Yönetim Eğitimleri Neden Başarısız?

Çoğu şirket, yöneticilerinin yeni bilgi ve becerilerle donanmasını ve işlerinde daha etkili olmasını sağlamak amacıyla yönetim eğitimleri düzenler. Bu eğitimlerin sonrasında çoğu katılımcı coşku ve heyecan duyar, öğrendikleri yeni bilgi ve becerileri şirketlerine taşımak için sabırsızlanır, şirketlerinde daha önce düşünemedikleri iyileştirmeleri yapabileceklerini hissederler. Şirket içinde; açık ve dürüst iletişim, sahiplenme, ekip çalışması, saygı ve anlayış, bilgiye ve uzmanlığa değer verme, öğrenmeye ve değişime açık olma, çalışanların yönetime katılması gibi konularda iyileştirmeler yapmak için daha fazla istek ve heves duyarlar. Bunu yapabileceklerine inanırlar.  

Ancak, trajedi birkaç hafta içinde, belki daha kısa bir sürede başlar. Eğitimlerde yaratılan enerji kaybolur ve her şey eskisi gibi olmaya devam eder. Eğitimde doğan coşku ve heyecanın yitip gitmesi yanında harcanan zamanın ve emeğin de boşa gittiği duygusu yerleşir. Öğrenilen bilgi ve beceriler de bir fayda sağlamaz.

Okumaya devam et
Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Zorba Yönetici

Yönetim kitaplarında çizilen yönetici profilinin tam tersine, sahip oldukları gücü, yetkiyi ve nüfuzu kötüye kullanan, insanlara değil güce odaklanan zorlayıcı-baskıcı yöneticiler de vardır. Onlar, ekip üyelerinin çoğunun ihtiyaçlarını, isteklerini ve beklentilerini yok sayarlar. İnsanları dinlemezler, tercihlerini dikkate almazlar, karar alma süreçlerine katılmalarına izin vermezler, duygularını anlamak için çaba harcamazlar, insanlara kaba davranır ve duygulara kayıtsız kalırlar.

Zorlayıcı-Baskıcı (Zorba) yöneticiler, işlerini yapabilmek için güce ihtiyaçları olduğuna inanırlar, gücü ele geçirme ve kullanma sürecinde başkalarına kötü görünmekten ve hata yapmaktan korkmazlar. Başkalarının karşı çıkması, direnmesi ya da suçlaması, onların ellerindeki gücü kullanarak işlerini yapmalarını engellemez. Hata yapma, başkalarını incitme, kırma endişesi ile güç elde etmekten ve onu kullanmaktan kaçınmazlar. Bu gibi endişelerle güç kullanmaktan uzak durmak, onlara göre zayıflığın ve pasif yöneticiliğin işaretleridir.

Okumaya devam et
liderlik, Yönetim içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Mikro Yönetici

Mikro yönetim (Micromanagement), bir yöneticinin, çalışanlarını yakından gözlemlediği ve onları küçük ayrıntılara aşırı dikkat ederek kontrol ettiği bir yönetim tarzını ifade eder. Genellikle, eksik, kusur, hata bulmak amacıyla, ayrıntılara saplantı düzeyinde aşırı odaklanma ve zorbalık düzeyine yaklaşan kontroller nedeniyle şirketlerde ciddi yönetim sorunları yaratır. Gergin bir iş ortamının doğmasına, motivasyonun ve performansın düşmesine, çalışan devir hızının artmasına neden olur.

Mikro yöneticiler, kısa dönemli iş sonuçları elde edebilirler, ancak zaman içinde çalışanların moraline büyük zarar verirler. Çalışanlar, kendilerine güvenilmediğini düşünür, yaptıklarının her aşamada küçümsendiğini hisseder ve sürekli güvensizlik duygusu yaşarlar. Yöneticinin yokluğunda işlerini yapmakta zorlanırlar.

Okumaya devam et
liderlik, Yönetim içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Kendini Beğenmiş Yöneticiler

Kendini beğenme insanın doğasında olan bir duygudur. Fiziksel, zihinsel ya da duygusal özelliklerinin farkında olan, bunların kendisine sağladığı üstünlükleri önemseyen insanlar egolarını ve özgüvenlerini besleyen düşünceler ve davranışlar geliştirirler. Böyle bir duyguya sahip olmanın herhangi bir sakıncası yoktur, ancak önemli olan ve fark yaratan bunun düzeyidir.

İyi ve kötü yöneticiler arasındaki fark, genellikle sağlıklı ve sağlıksız kendini beğenmişlik arasındaki ayrımdan gelir. Sağlıklı bir kendini beğenmiş, nelerde iyi olduğunu bildiği gibi, iyi olmadığı konularda tavsiyeler almasını da bilir. Özgüvenlerinin temelinde karizmaları vardır.

Buna karşılık, sağlıksız kendini beğenmişler, narsist duygular ve davranışlar içinde olurlar, başkalarının düşünce ya da isteklerine gereken ilgiyi gösteremezler, hedeflerine ulaşamadıklarında, gereken ilgiyi göremediklerinde çökerler. Gerçeklerle bağdaşmasa bile daima kendilerini haklı gösterirler, en önde, en gözde ve tek olmak isterler. Kendilerini başkalarının yerine koyamaz ve başkalarını anlayamazlar. Her şey yalnızca kendileri için vardır ve ne olursa olsun her şeyin kendi amaçlarına hizmet etmesi gerekir. Başkalarının düşünce ve eylemleri kendi amaçlarına hizmet ediyorsa kabullenir, aksi halde bunlara anlayış göstermezler. Hedeflerine ulaşamadıklarında öfkelerine hâkim olamaz, saldırganlaşır, hatta ağır bunalımlara girerler.

Okumaya devam et
Kişisel Gelişim, Yönetim içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın