Hayatta Kalmak İçin İnovasyon Yapmalısınız!

Günümüzde, şirketlerin çoğunluğu, inovasyon konusunu gündemlerinin ilk sırasında tutmakta; etkili, sürdürülebilir inovasyonlar yapmanın ve inovasyon süreçlerini etkili bir şekilde yönetmenin yollarını aramaktadırlar. İnovasyonun bir şirket için son derece önemli olmasının; büyümeyi ve kârlılığı sağlamak, insan yeteneklerini canlandırmak, rekabetçi üstünlüğü ve sürdürebilirliği elde etmek, çalışanların, müşterilerin, hissedarların ve diğer paydaşların memnuniyetini ve bağlılığını sağlamak gibi çeşitli nedenleri sayılabilir. Ancak, inovasyon için en önemli neden şüphesiz hayatta kalmaktır.

Küresel pazarlarda olmak isteyen şirketler, acımasız bir rekabet ortamında yaşamak zorunda kalacaklarının farkındadırlar. Pazara yeni ürünler getiremeyen, müşterilerine yeni değer yaratamayan şirketler kısa süre sonra rakiplerinin bunu yaptığını ve kendi varlıklarının tehlikede olduğunu da görmektedirler. Kendi çevrelerine en iyi şekilde uyum sağlayan ve çevrelerindeki değişime cevap verecek şekilde değişebilen canlıların yaşamlarını sürdürebilme olasılıklarının çok daha yüksek olduğunu öne süren Darwin’in Evrim Teorisi, iş dünyasında da aynı şekilde geçerlidir. İnovasyon, küresel pazarlarda hayatta kalabilmek için gerekli olan değişimi yapabilme ve uyum sağlayabilme yetkinliği olarak tanımlandığında inovasyon yapamayan şirketler uzun dönemde varlıklarını koruyamayacakları son derece açıktır.

Ancak, inovasyon yapan şirketlerin sıklıkla karşılaştıkları bir ikilem vardır. Bu, özellikle günümüzde inovatif ürünlerinin çok bir süre sonra olgunlaşması, pazarın doygunluğa ulaşması ve büyümenin yavaşlamasıdır. Ürünün yaşam döngüsündeki bu dönem aslında, elde edilen kârların en üst düzeye çıktığı bir dönemdir. Bu dönemde, araştırma-geliştirme, pazara sunum, tanıtım ve marka konumlandırma gibi yatırımlar tamamlanmış, en yüksek ölçek ekonomisine ulaşılmış ve satışta kârlılık önemli ölçüde artmıştır.

Bu aşamada ürünler, diğer inovatif şirketlerin dikkatini çekmekte, iştahlarını kabartmakta ve yıkıcı saldırılara en açık durumda gelmektedir. Küresel pazarlarda bilginin, teknolojinin, sermayenin ve yetenekli bilgi profesyonellerinin hareketliliğinin son derece yüksek olması, mevcut rakiplerden, tedarikçilerden, müşterilerden, ikame ürünler üreten şirketlerden ya da potansiyel rakiplerden gelebilecek rekabetçi baskıları yoğunlaştırmaktadır.

Bu nedenle, akıllı şirketler, aslında çok iyi sattıkları ve yüksek kazanç sağladıkları kendi ürünlerine daha yeni ve daha iyi ürünlerle rakiplerden önce kendileri saldırırlar. Böylece, bir taraftan, pazarda olgun ürünlerinin sağladığı avantajları kullanırken diğer taraftan da yeni inovatif ürünlerle kendileriyle rekabet ederler.

Olgun ve inovatif ürünler arasındaki dengeyi kurabilmek önemli bir yönetim becerisidir. Kârlı ancak yaşlanan bir ürünü ne zaman ve nasıl bitireceğine karar vermek ise çok önemli bir liderlik becerisidir. Bu arada, olgun ürünleri hayatta tutmak da değerli bir beceridir. Dünyanın en yenilikçi firmalarının bazılarının neredeyse 100 yılı aşkın süredir ismini, ambalajını ve özelliklerini değiştirmediği halde hala pazardaki gücünü koruyan ürünlerinin bulunması dikkat çekicidir.

Küresel pazarlarda hemen her ürünün, hizmetin, sektörün ve pazar bölümünün acımasız bir rekabet baskısı altında olduğu bilinmektedir. Gelecekte bu rekabetin daha da artacağı bir gerçektir. Bu nedenle, öne çıkmak, pazar lideri olmak bir yana yalnızca hayatta kalmak için dahi şirketlerin inovasyon yapması kaçınılmazdır. Yalnızca, müşterilere şu anda aldıklarından daha fazla katma değer yaratan inovatif ürünler sunabilen şirketler başarılı olacaklardır. Bunu sağlayabilmek için şirketlerin stratejik bir karar olarak inovasyona ve inovasyon sürecini etkili bir şekilde yönetebilmek için de özgün becerilere ve yetkinliklere ihtiyaçları bulunmaktadır.

Kaynak: İsmet Barutçugil, Stratejik İnovasyon Yönetimi, Kariyer Yayınları, İstanbul, Ocak 2020.

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

İnovasyon Fırsatları

    İnovasyon yapmak isteyenlerin yeni fikirleri ve fırsatları ne zaman ve nerede aramalıdır sorusunun basit cevabı nerede ve ne zaman önemli değişiklikler yaşanıyorsa orada ve o zamandadır. Zevklerde, tercihlerde, yaşam tarzlarında, pazarda, ekonomide, teknolojide veya yasal düzenlemelerde önemli değişikliklerin olduğu alanlarda ve zamanlarda önemli inovasyon fırsatları doğmaktadır.

Deniz canlıları büyük fırtınaları severler. Çünkü fırtınalar deniz dibini hareketlendirerek birçok organizma için yeni yaşam fırsatları yaratırlar. Benzer şekilde, inovasyon yapmak isteyenler de büyük fırtınaları beklerler. Sürekli olarak ekonomik ve sosyal eğilimleri izlerler, başkalarının kriz ya da problem olarak gördüğü durumlarda onlar yeni fırsatlar ararlar. Önemli inovasyonların gerçekleştiği zamanlar, genellikle, büyük sorunların şirketleri ve ülkeleri ekonomik, sosyal ya da politik olarak zorladığı, yenilik ihtiyacının büyük bir baskı olarak hissedildiği dönemler olmuştur. İhtiyaçlar ve fırsatlar ortada yokken yapılan inovasyonlar ilgi uyandırmamış, anlamlı bir kazanç sağlamamış, çoğu kez başarısız olmuştur.

Günümüzde şirketler için inovasyon fırsatları yaratacak bazı durumlara örnekler şunlar olabilir:

Yaşlanma: doğum oranlarının yavaşlaması ve sağlık koşullarının iyileşmesiyle özellikle Batı dünyasında yaş ortalaması yükselmekte, yaş dağılımı içinde yaşlı nüfusun payı artmaktadır. Bu, özellikle onlar için geliştirilecek çok ve çeşitli ürün ve hizmet için talebin giderek artacağını göstermektedir. Ev, elektronik eşya, taşıt araçları, ev ve mutfak eşyaları ve giyim ürünleri yaşlıların zevk ve ihtiyaçlarına göre yeniden tasarlanırken sağlık hizmetlerinin ve ilaç harcamalarının artması inovasyon fırsatları yaratmaktadır.

Teknoloji: Günümüzde önemli ve zor olan teknolojik değişimin tahmin edilmesi değil, bu teknolojiyi yenilikçi ürünlere ve hizmetlere dönüştürmektir. İnternet teknolojisi buna en iyi örnektir. Nesnelerin interneti olarak isimlendirilen gelişme yakın gelecekte birçok inovasyonun habercisidir. Benzer şekilde, yapay zekânın kullanım alanları da hızla artmakta, hemen her gün yeni bir uygulama alanı ortaya çıkmaktadır

Kuşak değişimleri: Kuşaklar arasında zevkler, değerler, alışkanlıklar bakımından genellikle önemli farklılıklar bulunmaktadır. 1945–1960 döneminin çok çocuklu kuşağının yerini daha sonra 1961–1975 döneminin çocuk istemeyen kuşağı almıştır. Sonrasında da bunları X ve Y kuşakları izlemiş ve kuşak değişimleri hızlanmıştır. Her kuşak değişiminde harcama alışkanlıklarının yanı sıra bazı temel değerler de değişmekte ve tüm bunlar yeni inovasyon fırsatları ortaya çıkarmaktadır.

Ekonomik krizler: Durgunluk ya da kriz dönemlerinde birçok şirket kapanırken birçok şirket de kârlı büyüme eğilimleri yakalamaktadır. Bu dönemlerde gelirler azalmakta, paranın değeri artmakta dolayısıyla müşterinin fiyata duyarlılığı yükselmektedir. Bunun sonucu olarak da düşük fiyatlı ürün ve hizmetler için yeni fırsatlar doğmaktadır. Durgunluk dönemlerinin bir diğer etkisi de kaynak maliyetlerinin düşmesi nedeniyle inovatif yatırımların kolaylaşmasıdır.

Zevkler ve tercihler: Müşteri zevk ve tercihleri hızla değişebilmektedir. Bazen pazarlarda neredeyse bir gecede köklü değişimler yaşanmaktadır. Özellikle tüketim ürünlerinde ilk kullanıcıların oluşturduğu kritik kitle çok hızlı bir şekilde büyük kitlelerin tüketim kalıplarını değiştirebilmektedir. Gıda sektöründe, örneğin bir dönem sağlığa zararlı olmayan ürünler talep edilirken şimdi sağlığa aktif olarak destek veren, sağlığı artıran ürünler talep edilmektedir.

Yasal düzenlemeler: Hükumetler tarafından getirilen yasal düzenlemeler ya da yasaklar bazen mevcut ürün ya da hizmetlerin önünü kesmekte ve inovasyon için olağan üstü fırsatlar yaratmaktadır. Yasal değişiklikleri yakından izleyen şirketler, fırsatları ya da tehditleri önceden görerek ve buna göre hareket ederek rakipleri karşısında önemli üstünlükler elde etmektedirler. GDO içermeyen organik ürünler, jenerik ilaçlar ve plastik ambalaj alternatifleri bu konuda verilebilecek en iyi örneklerdir.

Müşteriler: Birçok başarılı inovasyon fikri, şirketlerin öncü kullanıcıları olan büyük müşterilerinden kaynaklanır. Bir müşterinin kendi ihtiyaç duyduğu özelliklerde bir ürünü şirkete tanımlaması ve bu özellikler sunulduğu takdirde belirli bir miktarda talep edeceğini belirtmesi iki anlamda önemli bir kazanımdır. Şirket hem bir inovasyon fikri hem de önemli bir potansiyel müşteri kazanmış olmaktadır. Bazen müşteriler bir ürünün farklı kullanımıyla ilgili yeni bir fikri kendilerine endüstriyel/ticari sır olarak saklamak ve rekabetçi üstünlük için kullanmak istedikleri de görülebilir. Şirketlerin müşterileriyle güçlü ve yakın ilişkiler içinde olması, yenilik fırsatlarını keşfetmelerini ve ortak çıkarlarını artırmalarını kolaylaştıracaktır.

Zayıflayan sektörler: Bazı yenilikçiler, başkalarının çekici bulmadıkları, potansiyel görmedikleri alanlara girerek yeni ve yaratıcı fikirlerle önemli başarılar elde ettikleri gözlenmektedir. Kaybeden, dönemini kapattığı düşünülen bazı sektörler, yaratıcı düşünen girişimciler tarafından canlandırılmış, çok kârlı ve büyüyen sektörlere dönüştürülmüşlerdir. Havayolu taşımacılığında düşük fiyatlı uçuşlar ve gösteri dünyasında hayvanlara yer vermeyen ve sahne performansını öne çıkaran yeni sirkler bunun örnekleridir.

Stratejik Yönetim içinde yayınlandı | , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

İnovasyonun Güç Kaynakları

       Hemen her şirket, kârlılık, büyüme, rekabet etme ve kalıcı olma gibi endişelerle inovasyon yapmak istemekte, ancak bunların önemli bir kısmı, kendi bünyesinde yeterince uyarıcı ve eyleme geçirici güç kaynaklarına sahip olmadığından inovatif girişimleri başlatma konusunda başarılı olamamaktadır.

Şirketlerde inovasyonu başlatacak ve başarıya taşıyacak uyarıcı ve eyleme geçirici güç kaynakları arasından en önemlileri şunlardır:

Uygun şirket kültürü: İnovasyon için şirket kültürünün uygunluğu tartışılmaz bir ön koşuldur. Araştırmaya, öğrenmeye, değişmeye ve gelişmeye açık bir şirket kültürü, inovasyon yapacak insanlar ve ekipler için hem güçlü bir destek hem de önemli bir itici güçtür.

Adanmış insanlar ve ekipler: İnovasyon yapan şirketler, özverili ve disiplinli çalışan, kendini işine adayan insanların ortaya koyduğu yoğun emekle başarıya ulaşırlar. Özveriyle ve adanmışlıkla çalışma alışkanlığı kazanmış insanların oluşturduğu ekiplerin ortak performansı inovasyon için önemli bir güç kaynağıdır.

Esnek örgüt yapısı: Beklenmeyen durumlar ve özellikle yeni fırsatlar karşısında doğru ve hızlı uyum sağlama yeteneğine sahip, katı kalıpların, hiyerarşik yapıların ve değişmez kuralların olmadığı organizasyon anlayışı, yapısı ve işleyişi inovasyon için uyarıcı ve destekleyici olacaktır.

Merak: Araştırmaya, sorgulamaya ve deneme yanılma yoluyla öğrenmeye yönelik tutkulu bir istek gösteren çalışanlar, bilgiye aç ve açık beyinler şirket içindeki inovatif girişimlerin arkasındaki önemli güç kaynaklarından biridir.

Hırs: Çalışanların ve yönetimin başarma ve kazanma amacıyla eyleme geçmesini tetikleyen güçlü tutkuyu, yoğun çabayı ve kararlılığı ifade eden hırs inovatif girişimlerin başlatılmasında ve sürdürülmesinde önemli rol oynar. Ancak yöneticilerin ve çalışanların hırslarının kendilerine ve başkalarına zarar vermeyecek düzeyde olması gerekir.

İhtiyaç: Şirkette bir eksiklik ve yetersizlik duygusunun verdiği rahatsızlığı, bir açıklığı ya da zayıflığı giderme konusunda güçlü bir istek olmadığında inovasyon için eyleme geçmenin bir nedeni olmayacaktır. İnovasyon çabalarını tetikleyecek önemli bir güç, görülen, hissedilen ya da varsayılan ihtiyaçlardır.

Bir şirket, bu özelliklerden ne kadar fazlasına bir arada sahip bulunuyorsa inovasyon için o ölçüde itici, eyleme geçirici güce ya da uyarıcı kaynağa sahip demektir.

Kaynak: İsmet Barutçugil, Stratejik İnovasyon Yönetimi, Kariyer Yayınları, İstanbul, Ocak 2020

Stratejik Yönetim içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

İnovasyon Yolculuğu

     Başlamaları ve duraklamaları, başarıları ve başarısızlıkları incelendiğinde, yerler, zamanlar ve şirketler farklı olsa da, inovatif ürün ve hizmetlerin geliştirilme süreçlerinin önemli benzerlikler gösteren yolculuklar olduğu gözlenmektedir. İnovasyon, gerçekte, fikir aşamasından uygulamaya ve başarıya giden süreçte zorluklar, endişeler ve korkularla dolu bir yolculuktan başka bir şey değildir.
İnovasyon yolculuğu boyunca yönetimin rolü ve önemi çok büyüktür. Başarı için kesin bir güvence sağlamasa da esnek, duyarlı ve deneyimli bir yönetim inovasyonun başarı olasılığını önemli ölçüde artırabilir. Çoklu, karmaşık inovasyonlar üzerinde kazanılmış deneyimler Okumaya devam et

Stratejik Yönetim, Yönetim içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

İnovasyon Stratejisi

Günümüzde, hemen tüm şirketler, inovasyonun kendi varlıkları ve gelecekleri için taşıdığı anlamı ve önemi keşfederken bunun bir parçası olarak da inovasyon stratejisinin rolünü ve önemini fark etmektedirler. Tüm iş süreçlerinde olduğu gibi, inovasyon sürecinde de kararların tümünün bir strateji çerçevesinde alınması ve eylemlerin bu stratejiye uygun olarak yürütülmesi gerekir. Bu stratejik çerçeve Okumaya devam et

Stratejik Yönetim içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

“Stratejik İnovasyon Yönetimi” hakkında…


Sn. İsmet Barutçugil, Stratejik İnovasyon Yönetimi başlıklı bu çok kıymetli çalışmayla “hocaların hocası” olmanın anlamını bizlere bir kere daha hatırlatmakta. Yılların bilimsel bilgi birikimi ve uygulama deneyimleri, büyük bir özenle damıtılmış, yalınlaştırılmış bir anlatımla okuyuculara aktarılıyor.
Bu eser hem “inovasyon” kavramına mesafeli kalmış okuyucuları kavramın derinliklerine doğru keyifli bir öğrenme yolculuğuna çıkma, hem de inovasyon yönetimi alanında çalışan profesyoneller, araştırmacılar, uzmanlar açısından çok değerli ve zihin açıcı tartışmaları, tanımları, sınıflandırmaları, örnekleri bir arada değerlendirme şansı sunmakta.
İsmet Hocamız “sürdürülebilir inovasyonun” sadece iyi niyet ya da yüksek motivasyonla değil, “strateji” bakışıyla, bütünsel ve sistematik bir yaklaşımla ve elbette kurumsal kültürün bir parçasına dönüşerek mümkün olabileceğini, çok çarpıcı örneklerle ve zarif anlatımıyla bizlerle paylaşmış.
Tüm kurumlarımıza ve inovasyon yönetimi alanının tüm gönüllülerine bu başucu eserinden en verimli şekilde faydalanabilmelerini diliyorum.
Dr. Umut EKMEKÇİ – Strateji & İnovasyon Yönetimi Danışmanı

Stratejik İnovasyon konusuyla ilgili okuduğum tüm kitapların içinde en kapsayıcı olanı. Sağlıklı bir inovasyon ekosisteminin kurulması ve yönetilmesi için gerekli tüm unsurları oldukça detaylı bir şekilde ele alan bu kitabın inovasyon yolculuğuna çıkan tüm yöneticilerin temel referans kaynağı olacağına inanıyorum.
İnovasyonu tesadüflere bırakmayı değil de stratejik bir öncelik olarak yönetmeyi istiyorsanız bu kitabı mutlaka okumalısınız.
Bora ÖZKENT – İstanbul Bilgi Üniversitesi, “Adım Adım İnovasyon” ve “Büyük Kurumlar İçin İnovasyon manifestosu” kitaplarının yazarı

Bilgilendirici, son derece merak uyandırıcı, konuya uzak olanların bile inovasyona dair neyin ne olduğunu kolaylıkla anlayabileceği olağanüstü bir kitap. Bir yap-boz resmi olan inovasyon süreç yönetiminin tüm parçaları enfes bir bütünlük içinde ele alınmış ki ana resimden hiç kopmuyorsunuz, kendinizi yeniliklerle, bilinmeyenlerle ve sürprizlerle bezenmiş harika bir yolculuğa çıkmış gibi hissediyorsunuz.
Referans niteliği ile özellikle girişimcilik ekosisteminde yer alan aktörlerin başucu kaynaklarından biri olacağına inandığım bu kitap; düşünce ve uygulamalarda önemli değişimler yaratacak.
Dr. Furkan EVRENOS – Managing Director at COGITO PARK & CO Investments

“Yeni küresel ekonomide inovasyon merkezi bir konuma gelmiştir. Bu önemli konuda, Prof. İsmet Barutçugil inovasyonun temel kavramlarını ve şirketlerin inovasyon yolculuğunu strateji, kültür ve yaşanan sorunlara çözüm önerileri ile detaylandırarak anlaşılır bir dil ile sunuyor.”
Engin ÇAĞLAR – Dünya İnovasyon Forumu Elçisi

Hocam elinize ve yüreğinize sağlık. Her kitabınız konusunda rehber niteliğinde… Sade dili, Bilgi ve tecrübe aktarımı, cümle kalıpları ve dilbilgisi ve imla açısından da çok seçkin birer eser niteliğindeler. Ayrıca üniversitede olmamanıza rağmen seçtiğiniz konular ve anlatımlarınız değişimi ve gelişmeleri genç akademisyenlerden daha iyi takip ettiğinizi gösteriyor. Tebrikler….
Hüseyin Bozkurt 

Stratejik Yönetim, Yönetim içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Değişim Sürecinde Öğrenmek

      İş yaşamında iki-üç yıl öncesinde bir çalışandan beklenenlerin, onun yaptıklarının, ürünlerin ve müşterilerin bugünkünden çok farklı olduğu bilinmektedir. Bundan iki-üç yıl sonra da daha büyük değişimlerin yaşanacağını, çok farklı bilgi ve becerilerle, farklı ürün ve hizmetlerin üretip, farklı müşterilere sunulacağını bugünden öngörmek gerekir.

Artık bir kişinin iyi bildiği ve başarılı olduğu bir işi daha iyi yapması yetmiyor. Bilinen bir işi daha iyi yapanlar değil, işlerinde köklü değişiklikler, hızlı geçişler yapanlar kazanıyor. Kararlılık göstermek ya da küçük değişikliklerle ilerlemek hemen hiç bir anlam ifade etmiyor. Bunlar kişiye kazandırmıyor, Okumaya devam et

Kişisel Gelişim içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın