Yenilikçi ve Girişimci Olmak

   Çoğu zaman inovatif girişimci kişiliği üzerinde genellemeler yapılır. Onun yaygın imajı, şövalye ruhlu, maceracı, gözü kara ve karizmatik bir kişiliktir. Risk alma eğiliminin yüksek, karizmasının ve sürükleyici etkisinin güçlü olduğu düşünülür.

Oysa gerçek inovatif ve girişimci insanlar, belki roman veya film kahramanı olan birkaçı dışında, risk alan kişiler değillerdir. Onlar, almaları gereken riski tanımlamaya ve olabildiğince en aza indirmeye çalışırlar. Çoğu girişimci başarısını böyle davranmasına borçludur. Gerçekte risk eğilimi yüksek insanlar, borsada oynayanlar ve ticaret yapanlardır, inovasyon yapanlar değil.

İnovasyon yapanlar, genellikle nakit akım tahminleri üzerinde uzun zamanlar harcayan, bütçeler hazırlayan akılcı insanlardır. İnovasyon sürecinin önemli riskler içerdiği gerçektir. Ancak tüm ekonomik faaliyetler risk içerir. Unutulmaması gereken nokta, dünü korumaya çalışırken yarını kurtaracak olan inovasyondan uzak durmanın yaratacağı riskin çok daha büyük olduğudur.

Fırsatlar, beklenmedik gelişmelerden ya da süreç ihtiyacından kaynaklanan düşük riskli fırsatlar olabileceği gibi özellikle bilgiye dayalı inovasyonlarda olduğu gibi büyük riskler içeren fırsatlar da olabilir. Başarılı inovasyon yapanlar riskleri tanımlayan ve onları kontrol altına alabilenlerdir. Onlar, inovatif fırsatların kaynaklarını sistematik olarak analiz edebildikleri ve daha sonra belirledikleri doğru fırsatlardan etkili bir biçimde yararlanabildikleri için başarılı olurlar.

Başarılı inovasyon yapanlar gerçekte tedbirli, temkinli, tutucu girişimcilerdir ve öyle olmak zorundadırlar. Önemli ve doğru olan risk odaklı değil, fırsat odaklı olabilmektir.

İnovatif birey açısından önemli soru, yaratıcılığın doğuştan mı geldiği, sonradan mı kazanıldığıdır. Yaratıcılığın bazı insanların doğuştan sahip olduğu özel bir yetenek olduğu görüşü vardır. Ancak, çoğu psikolog yaratıcılığın ve yenilikçiliğin içinde bulunulan koşulların, isteğin ve öğrenme sürecinin bir sonucu olarak alınan bir dizi karar olduğuna inanır. Yaratıcılık, genlerden gelen değil, öğrenilen ve kazanılan bir beceridir ve herkes yaratıcılık becerileri geliştirebilir.

Başarılı inovasyon yapan girişimcilerin kişiliklerini, alışkanlıklarını ve davranışlarını tanımlama konusundaki çalışmalar anlamlı bir sonuca ulaşamamıştır. Bununla beraber, inovatif bir kişinin sahip olması ve geliştirmesi gereken bir dizi kişisel özellikten söz edilebilir.

Motivasyon: Yenilikçiler, yeni fikirler yaratmayı ve bu yönde çalışmayı gerçekten istemektedirler. Onlar, komik duruma düşmekten ya da reddedilmekten endişe etmezler.
Cesaret: Yaratıcı insanlar kalabalığa meydan okurlar, karşı çıkmaktan korkmazlar. Başkalarının isteksiz olacağı veya cesaret edemeyeceği konularda kararlar almaya hazırdırlar.
Vizyon: İnovatif insanlar vizyonerdir. Çünkü fikir aşamasından ürünü pazara sunmaya kadar olan süreçte yüksek enerjiyi sürdürmek ve kararlılığı korumak için güçlü bir vizyona sahip olmak büyük önem taşır.
Bağımsız düşünme: Yenilikçiler ve girişimciler bağımsız düşünen ve davranan insanlardır. Çoğunlukla farklı işlerde deneyim kazanarak ve geliştirme nitelikli işlerden başlayarak girişimciliğe adım atmış, işlerini bir yeniliğe dayandırarak kurmuşlardır.
İlişkiler ağı: İnovatif bireyler, bir taraftan özgürlüklerini korurken diğer taraftan ihtiyaç duydukları teknik, bilimsel, finansal ya da sosyal desteği çevrelerinde geliştirdikleri ilişkiler ağı üzerinden almayı başarırlar.

İnovatif bireylerin bir diğer özelliği de vazgeçemeyecekleri alışkanlıklarının olmamasıdır. Bu insanlar, yemek, müzik, seyahat, giyim ve benzeri konularda sürekli farklılıklar yaparak yaratıcı kaslarını çalıştırırlar. Diğerlerinin baktıklarına bakarlar fakat farklı şeyler görürler. Düşünce ve deneyim çeşitliliği onların yaratıcı kaslarını hareketlendirir. Ayrıca, bu insanlar genellikle inatçı denecek kadar ısrarcı, takipçi ve sonuç odaklı olurlar.

Reklamlar
Kişisel Gelişim, İnsan Kaynakları içinde yayınlandı | , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

İnovasyon Yapmayı Öğrenmek

       İnovasyon sürecinde eyleme geçmek için öğrenmekle, öğrenmiş olmak için öğrenmek arasında fark vardır. İlki, mevcut süreçlerin nasıl iyileştirilebileceği üzerinde dikkatini yoğunlaştırırken, ikincisi doğrudan inovatif ürün, hizmet ya da iş modeli geliştirme sürecine odaklanır. Bir şirket başarılı bir inovasyon yapmak için her ikisinde de iyi olmak durumundadır.

Şirket, bilgiyi ve bilgisizliği aktif olarak yönetmelidir. Neleri bildiğini ve neleri bilmediğini tam ve doğru olarak belirlemelidir. Daha sonra en az bildiği ve bilgiye ihtiyaç duyduğu alanlardan yola çıkarak öğrenme sürecini başlatmalıdır. Bu amaç doğrultusunda yararlanılabilecek araçlar Okumaya devam et

Stratejik Yönetim, Yönetim içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Güven ve ve Güvensizlik

       Güven, insanın dürüstlüğüne, bütünlüğüne ve haklılığına inanmak, ondan emin olmaktır. Güvenin dereceleri veya türleri vardır. Sorgusuz, koşulsuz inanmaktan ve iman etmekten başlayıp bilinçli olarak güçlü nedenlere dayalı bir biçimde güven duymaya ve kayıt ve kontrollerle güvencenin sağlanmasına kadar değişen durumlar vardır.

Bunlar birbirlerinden farklı değillerdir, bir sürecin aşamalarıdır ve daha önemlisi durumsallık gösterirler. Bir kişiye, kendisinin dürüst, yetenekli ve güvenilir bir kişi olduğunu söylediği için güvenmek bazen aşırı iyimserlik hatta Okumaya devam et

Kişisel Gelişim, Yönetim içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Liderin Güvenilirliği

      Güven yaşamın her boyutunu etkileyen önemli bir duygudur. Bir organizasyonun başarısı ve büyümesi, yalnızca kendine güvenen, kendileri güvenilir olan ve başkalarına güvenen liderlerle gerçekleşebilir. Güven her düzeydeki liderliğin çok önemli bir bileşenidir. Güven, lider tarafından geliştirilir ve davranışlarıyla, düşünceleri, kararları ve eylemleriyle dışarıya yansır. Okumaya devam et

liderlik, Yönetim içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

İnovasyon Efsaneleri

     İnovasyon, günümüz iş dünyasında üzerinde en çok konuşulan ve yazılan konulardan biridir. Şirketler ve ülkeler, inovasyonun temel birçok sorunlarına çözüm getireceğine inanırlar ve büyük beklentiler içine girerler. Ancak bu amaçla yaptıkları çalışmalarda çoğu kez yanlış varsayımlarla yola çıkarlar. Yaygın bilinen ve sıklıkla gündeme gelen bazı inovasyon efsaneleri vardır. Okumaya devam et

Stratejik Yönetim içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Koçluk Kültürü

Koçluk, her ne kadar çoğu şirkette doğru bir biçimde uygulanmasa da son yıllarda bütün diğer kültürel değişim programlarından ve çalışan geliştirme tekniklerinden daha fazla ilgi uyandırmaktadır. Bir şirket, ne kadar çok yöneticisini etkili koçlara dönüştürebilirse bugünün hızla değişen iş çevresine o kadar kolay uyum sağlayabilecektir. Bu nedenle, şirketler bir koçluk kültürü yaratmalı ve koçluğu kişilik özelliklerinin bir parçası olarak benimsemiş çok sayıda yöneticiye sahip olmalıdırlar. Önyargısız, olumlu ve takdir edici bir tutum koçluk kültürünü Okumaya devam et

liderlik, Yönetim, İnsan Kaynakları içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Parlak Fikir

İş dünyasında parlak bir fikre dayalı olarak gerçekleştirilen inovasyonlar tüm diğer inovasyon türlerinden daha fazladır. 10 patent başvurusundan yedi veya sekizi parlak bir fikirle ilgilidir. Yeni kurulan girişimci şirketlerin birçoğu temelde parlak bir fikre dayanmaktadır. Ancak inovasyonu parlak bir fikir bulmaya indirgemek son derece yanlıştır ve inovasyon parlak fikirden çok daha ötede bir olgudur.

Parlak fikir, inovasyon kaynakları arasında en riskli ve başarı şansı en az olandır. Kayıp oranı son derece fazladır. Bu tür bir inovasyon için yapılan her 100 patent başvurusunun en fazla yüzde biri Okumaya devam et

Satış-Pazarlama, Stratejik Yönetim içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | Yorum bırakın