Kendini Beğenmiş Yöneticiler

Kendini beğenme insanın doğasında olan bir duygudur. Fiziksel, zihinsel ya da duygusal özelliklerinin farkında olan, bunların kendisine sağladığı üstünlükleri önemseyen insanlar egolarını ve özgüvenlerini besleyen düşünceler ve davranışlar geliştirirler. Böyle bir duyguya sahip olmanın herhangi bir sakıncası yoktur, ancak önemli olan ve fark yaratan bunun düzeyidir.

İyi ve kötü yöneticiler arasındaki fark, genellikle sağlıklı ve sağlıksız kendini beğenmişlik arasındaki ayrımdan gelir. Sağlıklı bir kendini beğenmiş, nelerde iyi olduğunu bildiği gibi, iyi olmadığı konularda tavsiyeler almasını da bilir. Özgüvenlerinin temelinde karizmaları vardır.

Buna karşılık, sağlıksız kendini beğenmişler, narsist duygular ve davranışlar içinde olurlar, başkalarının düşünce ya da isteklerine gereken ilgiyi gösteremezler, hedeflerine ulaşamadıklarında, gereken ilgiyi göremediklerinde çökerler. Gerçeklerle bağdaşmasa bile daima kendilerini haklı gösterirler, en önde, en gözde ve tek olmak isterler. Kendilerini başkalarının yerine koyamaz ve başkalarını anlayamazlar. Her şey yalnızca kendileri için vardır ve ne olursa olsun her şeyin kendi amaçlarına hizmet etmesi gerekir. Başkalarının düşünce ve eylemleri kendi amaçlarına hizmet ediyorsa kabullenir, aksi halde bunlara anlayış göstermezler. Hedeflerine ulaşamadıklarında öfkelerine hâkim olamaz, saldırganlaşır, hatta ağır bunalımlara girerler.

Okumaya devam et
Kişisel Gelişim, Yönetim içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Kutuplaşmış Düşünme

Kutuplaşmış Düşünme veya Siyah ve Beyaz Düşünme, “ya hep ya hiç” ilkesiyle ile tanımlanan mantıksız bir düşünme tarzıdır. Bu, gerçekçi olmayan beklentilere sahip insanların gri alanları görmemesidir; bu nedenle, onlar, sıklıkla hayal kırıklığına uğrarlar, acı çekerler ve sinirlenirler. Örneğin, son derece rekabetçi ve hırslı kişiliğe sahip bir kişi her zaman “bir numara” olmasının gerektiğine inanır, bir başkasının kazanmasına, öne çıkmasına tahammül edemez. Kutuplaşmış Düşünme, en yaygın bilişsel bozulmalardan biridir.

Kutuplaşmış düşünen bir kişi, zıt kutuplardaki senaryoları değerlendirme eğilimindedir. Sadece en iyi ve en kötü olasılıkları görür ve bu iki uç noktalar arasında bir şeyler düşünmekte zorlanır. Önemli bir depresif bozukluğu olan bireylerin düşünce türüdür. Biraz olumsuz bir olayı son derece olumsuz görme eğilimindedirler. İfadelerinde katılık ve aşırılık vardır, orta yol yoktur.

Okumaya devam et
Kişisel Gelişim, Yönetim içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Grup Düşüncesi

Grup düşüncesi, Yale Üniversitesinden Irving Janis’in bir grup akıllı insanın bir sorun üzerinde çalışırken bazen olabilecek en kötü çözüm üzerinde görüş birliğine varmasını araştırırken ortaya koyduğu bir kavramdır.

İnsanlar, bir gruba aidiyet duyduklarında ve o grupta olmak istediklerinde gerçek düşüncelerini gruba uyum sağlama endişesiyle açıklıkla ifade etmeyebilirler. Grup düşünmesi, birbirine çok yakın olan ya da olmak isteyen grup üyelerinin ortak karar alma isteklerinin bağımsız düşünebilme yeteneğini ve güdüsünü baskılaması sonucu ortaya çıkan düşünme biçimidir.

Bazı gruplarda insanlar, çatışmadan kaçınmaya ve diğerleriyle uyum içinde olmaya etkin karar almaktan daha fazla önem verirler ve bu nedenle, yeterince analiz etmeden, seçenekleri incelemeden, tartışmaya girmeden, eleştirmeden ve olası sonuçları değerlendirmeden grubun kararını benimserler. Dahası, alınan kararların etkin ve etik olduğunu savunarak grup kararının arkasında dururlar.

Okumaya devam et
Uncategorized, Yönetim içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Eleştirel Düşünme

Eleştirel düşünme, bağımsız ve doğru kararlara varmak için bilgileri veya görüşleri dikkatlice tartışmak ve yorumlamak anlamına gelir. Döngüsel bir süreçtir; bir fikir oluşturmak, bir sonuca varmak ya da bir fikrin mantıklı olup olmadığını belirlemek için gerçekleri göz önüne alarak ve sorgulayarak tekrar tekrar düşünmektir.

Bir zihinsel süreç olarak eleştirel düşünme, sağlam kararlara varmak için bilgilerin en iyi şekilde nasıl algılanması, yorumlanması ve değerlendirilmesi gerektiği konusunda mantık ve akıl yürütmeyi sağlar. Bu nedenle, temel görevleri kararlar vermek olan yöneticiler için kritik önem taşıyan bir yetkinliktir.

Eleştirel düşünme, ele alınan konuyla veya sorunla ilgili tüm bilgilerin toplanması ve düzenlenmesi ile başlar. Ardından anlamlı ve temel soruların sorulması gelir. Daha sonra, bu sorulara alınan cevaplara ve çıkarımlara dayalı olarak yapılan değerlendirmelerle fikirler ve teoriler oluşturulur. Bu süreç boyunca, mevcut olanın ötesinde, ortaya çıkan yeni bilgiler de göz önünde bulundurulur. Ayrıca başkalarının ortaya koyduğu görüşler, fikirler ve bilgiler de değerlendirilir. Olasılıklar keşfedilir, önyargılardan ve varsayımlardan uzak, çeşitli çözümler göz önüne alınır. Son olarak, bir sonuca ulaşıldığında, kanıtların bunları doğrulayıp doğrulamadığına bakılır. Gerektiğinde süreç gözden geçirilir ve bir karar verilir.

Okumaya devam et
Kişisel Gelişim, Yönetim içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Hesap Verebilirlik

Hesap verebilirlik (Accountability), herhangi bir organizasyonda görev alan ve belirli yetkilere sahip olan kişilerin davranışlarının, performanslarının, kararlarının ve eylemlerinin sonuçlarının hesabını vermesi anlamına gelir. Hesap verebilirlik; sahiplenmeyi, işin yapılması için inisiyatif almayı, eyleme geçmeyi, sonuçların sorumluluğunu üstlenmeyi, olumsuz sonuçlar için bahaneler üretmemeyi ve bir başkasını suçlamamayı gerektirir.

Liderler ve yöneticiler sürekli olarak hesap verebilirlik anlayışı içinde çalıştıklarında izleyicileri ve ekip üyeleri ile aralarında güçlü bir güven duygusu oluşur. Herkes doğru olanın yapılacağına ve yapılanın söylenileceğine inanır. Yüksek performanslı organizasyonların temel özelliği olan güven duygusu, sahiplenme, moral, motivasyon ve adanmışlık duygularını da besler.

Okumaya devam et
Yönetim içinde yayınlandı | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Karizmatik Liderlik

Karizmatik liderler, belirli koşulların ve ortamların ürünleridir; toplumlarda savaş, kriz, kaos durumlarında, şirketlerde ise köklü yapısal değişimlere yol açan birleşme, küçülme gibi süreçlerde ve ciddi belirsizlik dönemlerinde ortaya çıkarlar ve adeta kurtarıcı rolünü oynarlar. Ancak koşulların değişmesiyle giderek işlevlerini ve çekiciliklerini yitirirler ve sonrasında ortadan kaybolurlar.

Karizmatik lider, diğer tarzlara sahip liderlerden çok daha farklı ve tanımlanması oldukça zor, olağan dışı bir etkileme gücüne sahiptir. Karizmatik lider, kendisine özgü kişiliği ve özgün davranışlarıyla etrafında yüksek çekiciliği olan adeta bir manyetik alan yaratır. Çoğu zaman kendisini olağan üstü bir amacı ve kaderi olan bir kişi olarak görür ve gösterir. İnsanlar bu nedenle, bu lidere yalnızca saygı ve güven duymakla kalmaz, ona aynı zamanda süper güçlere sahip bir kahraman ya da kurtarıcı olarak bağlanırlar. Bu lideri karizmatik yapanlar, bir anlamda, onun izleyicileri, yandaşları ve çevresindeki insanlardır.

Okumaya devam et
liderlik içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Paylaşmak

     Toplum içinde yaşamasını öğrenmek ve toplumun bir parçası olarak varlığını sürdürmek isteyenlerin bilmesi, istemesi ve yapabilmesi gereken önemli bir eylem, paylaşmaktır. Paylaşmasını öğrenen bir insan bağımsız ve bağlantısız bir birey olmaktan çıkmaya ve bağlantılar oluşturarak bir topluluğa ait olmaya başlar. Paylaşmaya yönelik düşünme ve davranma toplumsallaşma sürecinin belki de ilk ve en önemli adımıdır.

     Paylaşmak, bir insanın sahip olduğu herhangi bir şeyi başkasına ya da başkalarına bilerek ve isteyerek vermesidir. Bu; para, mal, eşya gibi görünür, elle tutulur bir şey olabileceği gibi zaman, bilgi, deneyim ve değerler gibi gözle görülmeyen, elle tutulmayan bir kaynak ya da birikim de olabilir. Bunların ötesinde sevinç, üzüntü, sevgi ve öfke gibi duygular da paylaşılabilir ve paylaşılmalıdır.

Okumaya devam et
Kişisel Gelişim içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Yönetimde Koçluk Yaklaşımı

Bir yönetici, eğer çalışanların bağlılık göstermesini, işlerini sahiplenmesini ve daha yüksek performans sergilemesini istiyorsa alışılmış yönetici-çalışan (ast-üst) ilişkisini değiştirmesi, açık iletişime, karşılıklı güvene ve iş birliği temeline dayalı koçluk yaklaşımını benimsemesi gerekir.

Bu yaklaşım, yöneticinin ve çalışanın düşünme ve davranış biçiminde köklü bir dönüşümü ifade edecek; yöneticinin açık ve dürüst iletişime dayalı bir koçluk sürecinin tüm yönlerinden kişisel olarak sorumluluk alması anlamına gelecektir. Diğer taraftan, çalışan da yönetici hakkındaki düşüncesini değiştirecek ve ona kayıtsızca güvenmesini öğrenecektir.

Okumaya devam et
liderlik, Yönetim içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Mavi Okyanuslar ve Rekabetçi Stratejiler



2000’li yılların başlarından bu yana gündemde olan “Mavi Okyanus Stratejisi” üzerinde son zamanlarda artan bir ilgi gözlenmektedir. İnovasyonun firmanın kârlılığına etkisi konusunda çok iyimser bir bakış açısına sahip olan bu strateji şirketleri sürekli olarak rakipsiz pazarlar bulmaya ve inovasyon yoluyla yeni müşteri talepleri yaratmaya yönelik stratejik eylemlere özendirmektedir, Şirketlere temel endişelerinin rekabetle baş etmek değil, inovasyonu yönetmek olması gerektiğini telkin etmektedir.

Okumaya devam et
Stratejik Yönetim içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Yönetim Eğitimleri Neden Başarısız?



Birçok şirket, yöneticileri için ciddi sayıda eğitimler gerçekleştirdiği halde yönetimde beklenen etkinlik artışını sağlayamadığından ve arzulanan sonuçları alamadığından yakınmaktadır. Gözlemler ve deneyimler, bu şikayetlerin çoğu kez haklı olduğunu göstermektedir. Yönetim eğitimlerinin birçoğu başarısız olmuştur. İş dünyasında yöneticiler ve eğiticiler olarak bir şeylerin değişmesi için bu kadar çok emek harcarken ve bu amaçla ciddi yatırımlar yapılırken arzulanan değişimlerin gerçekleşememesi bir çelişkidir. Ancak bu durumun açık ve anlaşılır nedenleri vardır.

Okumaya devam et
Yönetim, İnsan Kaynakları içinde yayınlandı | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın