Ayırımcılık: Davranışta Çifte Standart

  Ayırımcılık, bir kişinin grup kimliğine dayalı olarak geliştirilen önyargıların davranışsal olarak sergilenmesidir. Bu bireysel düzeyde olabileceği gibi toplum düzeyinde kurumsallaşmış bir şekilde de ortaya çıkabilir. Kavramsal olarak önyargılar ve ayırımcılık farklı görünse de yaşamda iç içe geçmekte ve birlikte ortaya çıkmaktadır. Ayırımcılık, önyargılara dayalı olarak hareket etmektir. Sözlü ve sözlü olmayan davranışı kapsar. Bir insanın önyargılı olup olmadığı, sözlerinden ve eylemlerinden anlaşılabilir. Önyargılarla hareket etmek, organizasyonlarda ve toplumda dışlama, bölünme, iş kayıpları ve ilişki fırsatlarının kaybedilmesi şeklinde olumsuz sonuçlar verecektir.

Genellikle, dış gruplara yönelik olumsuz tutum ve davranışlar açıklıkla ifade edilemezler. Birçok durumda bireyler kendi önyargılarının ve ayırımcı davranışlarının farkında bile olmayabilirler. Ancak, belirli bir davranışa ya da iş yapış tarzına davranışı sergileyen ya da işi yapan kişinin kimliğine bağlı olarak farklı tepkiler gösterirler. Bu gizli ayırımcılıktır.

Fiziksel anlamda çekiciliği olan, daha sevimli ve sıcak algılanan kişilere daha fazla yardım teklif edilmesi, aynı etnik köken, renk ve inançta olan kişilere karşı daha olumlu tutum sergilenmesi, üst yönetim görevleri için aynı özelliklerde olduklarında kadınların değil erkeklerin tercih edilmesi gizli ayırımcılık örnekleridir. Yönetim görevlerinde kadın yöneticilerin otoriter tarz sergilemesi yadırganıp olumsuz değerlendirilirken, erkeklerin aynı tarzı ortaya koyması olağan karşılanmaktadır. Kısaca, bir kişiye nasıl tepki verileceği, davranış ve kimliğin birlikte değerlendirilmesiyle belirlenmektedir.

Organizasyonlarda insanların gizli ayırımcılık biçimlerinin farkında olmaları için eğitilmeleri gerekir. Davranışlara verilen tepkiler dikkatle ve duyarlılıkla gözlemlenmelidir. Bizim ve başkalarının davranışları, kabul edilmiş davranışlarla ilgili olarak çifte standart gösterildiğinde sorgulanmalıdır.

Önyargısız bakış açısı ve karşıdakini olduğu gibi kabullenme, dinleme isteğini ve iletişim becerisini destekleyecektir. İnsanları dinlemeye, anlamaya ve onları tanımaya çaba göstermek sonuçta güveni ve dostluğu geliştirecektir. İnsanları önyargısız dinlemek ve güvene dayalı ilişki geliştirmek için konuşma diline, kullanılan sözcüklere özen göstermek gerekir. Sözler, farklılığa saygıyı cesaretlendirebileceği gibi önyargıları ve ayrımcılığı da vurgulayabilirler. Bu nedenle, insanlar, gerek kendilerinin gerek çevrelerindeki insanların günlük yaşamlarında kullandıkları dili daha bilinçli bir şekilde izlemeli; etiketlendirmelerden, olumsuz sıfatlardan, incitici esprilerden, fıkralardan, ayırımcı, dışlayıcı sözcüklerden özenle kaçınmalıdırlar.

Reklamlar
Bu yazı Farklılıkların Yönetimi içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s