Toplumların Liderlik Tarzı Tercihleri

 Bir toplumun başarısı ve barışı, genellikle onu oluşturan insanların ve liderlerinin refleksinden başka bir şey değildir. Hiçbir toplum, kendisini oluşturan insanların düzeyinden daha yukarıda ya da daha aşağıda değildir. Bazı toplumlar, farklı gösterilmeye çalışılsa da eninde sonunda kendisini oluşturan insanların düzeyine inmek zorundadır. Bir toplumun ortak karakteri, insanlarının ve liderlerinin karakterine uygun bir görünüm kazanır.

Güçlü, yetkin bireylerin oluşturduğu bir toplum, kendisine yaraşan lideri ve ekibini ortaya çıkarır ve layık olduğu biçimde yönetilir. Yeteneksiz, bilgisiz ve ahlakı zayıf insanlar topluluğu ise genellikle bu özelliklere sahip insanlar tarafından yönetilir. Liderler, toplumların ürünleridir, toplumun yapısını ve işleyişini temsil ederler ve sürdürürler. Aralarında bir uyum ve tutarlılık vardır. Taraflar birbirlerinden memnundurlar.

Ancak liderler bir fark yaratmak ve toplumu farklı ufuklara taşımak amaç ve iddiasıyla gelirler, mevcut duruma meydan okurlar, daha parlak bir gelecek vaat ederler ve değişim dalgasını başlatırlar. Liderlik değişim çağrısına öncülük etme eylemidir. Bu çağrı insanları etkiler, onlara ilham verir ve eyleme geçmelerini sağlarsa liderlik başarılır. İnsanları etkileyemeyenler ise cezalandırılmasalar bile kesinlikle dışlanırlar.

Liderler, kişisel özellikleri, davranış tarzları ve her şeyden önce tutumlarıyla farklıdırlar, fark edilirler ve fark yaratma iddiasıyla öne çıkarlar. Göreceli olarak önemli güçlere sahiplerdir ve bu gücün en önemli kaynağı kendileridir. Vizyonları ve bunu topluma yansıtacak iletişim yetenekleri vardır. Toplumsal kültürü, sistemleri, süreçleri, kuralları ve standartları sorgulayacak cesaretleri, kararlılıkları ve dayanma güçleri yüksektir. Başkalarının yapamayacakları hatta bazen hayal bile edemeyecekleri işleri yaparlar ve etkili sonuçlar alırlar.

Liderlik tarzı tercihleri, toplumlar arasında kültürel farklılıkların kendini gösterdiği boyutlardan biridir. Liderlik tarzları, görev odaklı ve insan odaklı boyutlar üzerinde tanımlanabilir. Görev odaklı liderler, projelere ve hedeflere önem verirler, ağırlıklı olarak projelerin tamamlanmasına öncelik verirler. İnsan odaklı lider ise öncelikle toplumun üyeleri arasında sağlıklı ilişkilerin kurulmasını ve sürdürülmesini amaçlar. Bu liderlik tarzı, projelerle ilgilenilmediği anlamına gelmez, yalnızca, sağlıklı toplumsal ilişkilerin kurulmasını birincil öncelik olarak görür. Diğer taraftan, hedef/proje odaklı lider için toplumsal barışı geliştirmek ikincil önemdedir ve eğer hedefler bu barış olmaksızın da gerçekleştirilebiliyorsa çok da gerekli değildir.

Liderlik tarzları bakımından kadın ve erkek liderler arasında da yaklaşım farkının bulunduğu ve kadınların erkeklerden daha fazla toplumsal ilişkilere odaklandığı söylenebilir. Erkekler, projeler ve hedefler üzerinde durup, bunların gerçekleştirilmesiyle ilgilenirken kadınlar daha çok sosyal sorumluluklar üzerinde durarak toplumsal kaynakların adil dağılmasını önemsemektedirler. Kadın liderler, kendilerini ve konumlarını belirtirken daha çok insanlarla olan bağlantılarını ve ilişkilerini öne çıkarmakta, kendilerini o şekilde tanımlamaktadırlar. Erkekler ise kendilerini daha fazla “ben merkezli” terimlerle düşünmektedirler. Kadınlar, erkeklerden genellikle daha toplum odaklı ve daha demokratik tarzda yönetme eğilimindedirler.

Erkek egemen toplumlarda kadın liderler genellikle sorunlar ve sıkıntılar yaşarlar. Çünkü tercih edilen ve beklenen liderlik tarzı erkekler tarafından belirlenmektedir. Kadınlar, bu durumda, doğal tarzlarını terk etmeye, gizlemeye zorlanacaklardır. Kendi cinsiyet rolleriyle liderlik rolleri arasında çatışma yaşayacaklardır. Otoriter, emredici liderlik tarzı sergilediklerinde de erkek egemen toplumlarda yadırganacak, tepki alacaklardır.

Günümüzde, toplumların beklentileri ve genel eğilimleri, insan odaklı, demokratik liderlik tarzının lehine görünmektedir. Bu tarz, kadınlar için daha doğal ve kolay olduğu için bugünün toplumlarında kadın liderlerin daha sık öne çıkacakları söylenebilir. Onların liderliği, toplumlarda daha toplumsal ilişki odaklı, demokratik ortamlara doğru bir kültürel değişimi de destekleyecektir.

Kaynak: İsmet Barutçugil, Liderlik , Kariyer Yayınları, İstanbul, 2015

Reklamlar
Bu yazı liderlik içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s