Doğru Soruları Sormak

soru-sorma
İnsanlar arasındaki iletişim sürecinde soru – cevap döngüsünün önemli bir yeri vardır. Etkili iletişim soru ve cevaplarla sağlanır ve sürdürülür. Doğru soru sormasını bilenler ve cevaplandırma tekniklerinde becerisi yüksek olanlar işlerinde ve ilişkilerinde daha iyi sonuçlar alırlar.

Doğru soruları sormak, düşüncenin doğruluğunu belirler. Sorular ne kadar doğru olursa bir sorunla baş edebilmek için o kadar doğru yol bulunabilir. Doğru sorular sorma becerisi ne kadar geliştirilirse işteki ve özel yaşamdaki düşünce ufukları da o ölçüde genişletilmiş olur.

Doğru soruları soran kişi karşısındakini de doğru düşünmeye yöneltir. Onun konuştuğu ya da üzerinde çalıştığı konu hakkında daha derin ve tutarlı düşünmesini sağlar. Doğru sorular sorulduğunda karşıdaki kişi soru soranın ilgi ve bilgi düzeyinin yüksek olduğunu fark eder, kendisini toparlar, geçiştirici yüzeysel cevapların onu memnun etmeyeceğini bilerek, tam ve doğru cevaplar verebilmek için çaba gösterir. Doğru sorular sorulduğunda karşıdaki kişi için iletişim anlam ve önem kazanır, daha kolay, açık ve keyifli bir hale gelir.

Doğru soru; önyargılardan, varsayımlardan ve eleştirel yaklaşımlardan, taraflı bakış açılarından arınmış sorudur. Doğru soru karşıdaki kişiyi yönlendirmeden, baskı altına almadan, köşeye sıkıştırmadan ve suçlamadan sorulan sorudur.

Doğru soru sorma becerisi özellikle yöneticiler için gereklidir. Doğru soruları soramayan, doğru bilgilere dayalı olarak doğru kararlar alamayan yöneticiler tarafından yanlış yönetilen insanlar başarısız ve mutsuz olurlar. Şirketlerdeki başarısızlık ve mutsuzluk, sonuçta, ekonomik ve toplumsal birçok sorunun kaynağını oluşturur. Gerek özel yaşamda gerekse iş ortamlarında yaşanan sorunların önemli bir kısmının nedeni eksik ve yanlış bilgilere dayalı olarak verilen yanlış kararlardır.

Doğru soru sorma bazen cesaret gerektirir. Çünkü bazı durumlarda hissedilen, fark edilen ancak ifade edilemeyen gerçekleri ortaya çıkarır. Bu nedenle, çoğu kimse özellikle topluluk içinde, toplantılarda soru sormaya çekinir. Bu tür çekingenliklerin bir nedeni da daha önce yaşanmış; soruların alayla karşılanması, gülüşmelere neden olması ya da terslenmesi gibi olumsuz deneyimlerdir.

Bazı kişiler de soru sormanın bilgisizlik olarak algılanacağı ya da saçma olarak nitelendirileceği endişesini yaşarlar. Bu endişeleri nedeniyle varsayımlarla ve önyargılarıyla hareket etmeyi tercih ederler. Bunun sonucunda da yanlış algılar ve yanlış kararlarla sonuçlanacak bir kısır döngünün içine girerler.

Doğru soru sormanın en etkili yolu evet ya da hayırla cevaplandırılamayacak açık uçlu sorular sormaktır. Bu karşıdakini düşünmeye ve açıklayıcı cevaplar vermeye yöneltecektir. Bu konuda meslekleri gereği; psikologlar, savcılar ve araştırmacı gazeteciler oldukça yeteneklidirler. Bazen, çocukça soru sorma olarak da nitelenen art arda, verilen cevaplara sorular sormak şeklinde sürdürülen yaklaşım da gerek sorunların kaynağına inme, gerekse analitik düşünceyi uyarma anlamında son derece yararlı olabilmektedir.

Özet ve sonuç olarak, iş yaşamında ve özel yaşamda sağlıklı ve sürekli ilişkilerin temelinde etkili iletişim vardır ve iletişimin en kritik bileşeni de doğru sorular sorma becerisidir.

Reklamlar
Bu yazı Kişisel Gelişim, Yönetim içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s